Niçin Festival Yapıyoruz?

Günümüz insanının en büyük sorunlarından biri hareketsizlik. İşlerimizi bizim yerimize yapan robotlar varken hareket etmeye ihtiyaç duymuyoruz. Her şeyin makinesi var artık. Yumurta soyucusundan senaryo yazarına kadar her türden cihaz ve yazılım emrimize amade (!). Geçen yüzyıllardaki insanların düşlerini yaşıyor olmalıyız. Bir yanda bütün işleri yapan robotlar diğer yanda keyif süren insanoğlu… Sağlıklı, mutlu, müreffeh…

Ama kazın ayağı öyle değil. İşler hiç de iyiye gitmiyor. Spordan, egzersizden uzak kalan insanlar birçok sorunla ve hastalıkla karşılaşıyor: ruhsal sorunlar, kalp ve damar hastalıkları, insülin gerektirmeyen diyabet, hipertansiyon, bazı kanser türleri, iskelet ve kemik hastalıkları… Çağımızın belası obeziteyi de unutmamak gerek.

Hareketsiz yaşam, gıdaya zahmetsiz erişim, zihinsel ve fiziksel çabadan uzak kalmak bizi hasta ediyor. İhtiyacımızdan fazlasına kolayca ulaşıyor, kontrolsüzce tüketiyoruz. Habire şişmanlıyoruz. Sonuç olarak depresyona giriyor ve olduğumuz yerde yığılıp kalıyoruz. Çare harekete geçmekte, ayağa kalkmakta. Kalkmalı, yeniden yürümeli, spor yapmalıyız.

Sorun büyük. Ancak herkes bir araya gelirse çözebiliriz bu sorunu. Devlet kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve biz. Biz, herkes. Sıradan insanlar. Kimse sorumluluktan kaçmasın.

Bisiklet sürersek,

  • 1. Benzinden tasarruf ederek, ekonomiye katkı sağlama
  • 2.Hava kirliliğinin azalması
  • 3.Fit bir görünüme kavuşmak
  • 4.Hareket sayesinde dolaylı olarak hastalıklarda azalma ve buna bağlı olarak sağlık giderlerinin de azalması
  • 5.Bisikletin kapladığı alanın küçük olması nedeniyle park yeri sorununun azalması ve trafiğin rahatlaması
  • 6.Trafik kazalarının azalması
  • 7.Gürültü kirliliğinin azalması
  • 8.Sosyalleşme

gibi birçok faydalı amaca hizmet etmiş oluruz.

Kısaca bisiklet bir KÜLTÜRDÜR, BİR YAŞAM TARZIDIR. Bu farkındalığın oluşturulması için, Devlet kurumlarına düşen bazı görevler var. Bisikletlilere ve yayalara yollar tahsis etmeli. Belediyelerin önü açılmalı.

Bisiklet devletçe teşvik edilmeli. Hem de son derece kararlı biçimde. İşe bisikletle giden kimselerin masraflarını devlet karşılasa inanın devlet hastaneleri kâr eder.

Bisikletlilerin ve yayaların güvenliğini tehdit edecek şekilde araç kullanan; seyir hâlindeki bisikletliye aşırı yaklaşan, bisiklet yollarına araçların park eden sürücülere caydırıcı cezalar, tavizsiz uygulanmalı. Sürücüler unutmayın, aracınızdan indiğinizde siz de bir yayasınız.

Eğitim elbette her işin temeli. Çocuklar sevgiyle doğarlar. İnsan ve doğa sevgisi onların içinde zaten var. Bu sevgiyi güçlendirelim. Ama en önemlisi insana ve doğaya saygı duymayı öğretelim. Unutmayalım: Sevgi doğuştan gelir, saygı öğrenilir. Etrafta polis, hiçbir trafik işareti yokken bile trafik kurallarına uymayı öğretelim.

Yerel yönetimlerden de beklentilerimiz var. Şehri planlarken bisikletliler için yol ayırın. Yayalara yürüyebilecekleri, oturabilecekleri alanlar verin, nefes alabilsinler. Her yeri inşaat alanına çevirmeyin. Yeşil alana çok ihtiyacımız var. “Doğaya rağmen” değil “doğayla” yaşamak felsefemiz olmalı.

Daha fazla spor tesisi yapın. Öğrencilerin sporla daha fazla ilgilenmesini sağlayın. İnsanlarımızdan beklentilerimiz:

  • Ulaşmak istediğiniz yere toplu taşıma ile gitmek mümkünse arabanızdan inin. Bisikletle gidebiliyorsanız otobüsten inin. Yürüyebiliyorsanız, yürüyün. Tadını çıkarın. Merdivenle çıkabileceğiniz katlar için asansör kullanmayın.
  • Sivil toplum kuruluşlarından ve iş dünyasından beklentimiz ise düzenlediğimiz bu festivalde bizlere destek olmaları.

Yukarıda saydıklarımızın yanında, yöremizi tanıtmak, farklı şehirlerden gelen bisikletçilerin kaynaşmasını temin etmek, doğada vakit geçirmek ve tabii ki doyasıya eğlenmek için bu festivali düzenliyoruz. Sizi de bekleriz.

FESTİVAL KOMİTESİ